Her kuşaktan insan yetiştiriyoruz!


Küçük olan büyüyünce Ivan Drago oldu.



Kafamda eller çırpışıyor!





Eric Prydz dinliyor muyuz gençler?



Eric Prydz, namzet Pryda. Aslında birkaç ay oldu. Olsun diyoruz. Böyle musuki paylaşımına da elim alışsın diyorum. Youtube ile sorunu olanlar aşağıdaki işlemi hayat geçirsinler. Hala youtube açamayan varsa ayıplıyorum, yer yer yırtılmış, yıllanmış ev terliği (ev hanımı gibi?) girsin ağzına ne diyim.

c:\WINDOWS\system32\drivers\etc\
yoluyla belirtilen klasördeki "hosts" dosyasını notpad ile açarak sonuna aşağıdaki satırları ekleyin ve kaydedip çıkın. Hepsi bu.

74.125.43.103 youtube.com
74.125.43.103 www.youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.229.99 youtube.com

Temizlik eldivenden gelir


Döner ustası; işini daha parlak mecralarda icra eden tanınmış aşçılarınkine eşdeğer büyüklükte, sarısının gücünü haftalarca maruz kaldığı pişmiş et ve yağın dumanından alan lekelere sahip aşçı şapkasıyla, milyon kez tekrar eden işleri idam ettiren insanlara has bir rahatlıkla çalışırken 1986 yılına denk gelen yaz tatilinde köy yerinde sürdüğü traktörün anısıyla oyalanıyordu. Ergen yaşlarında babasının çok büyük bir sürpriz eseri “al tarlada biraz eğlen ama dikkatli ol sikerim geçmişini” diyerek teslim ettiği traktör üstünde ne kadar kudretli ve havalı göründüğüne dışardan bakan gözlerle şahit oldu. Şimdilerde drift namıyla ün salmış otomobil kaydırma sporuna ait en nadide hareketleri traktörün arka lastiklerinden tekini kilitleyerek icra etmiş, üstüne köy içinde çeşme başında bekleşen kızların yanından geçerken de pek güzel havasını atmıştı.  Bu hülyalara kapıldığı esnada, kaba etinin bir delikle özdeşleşen bölgesinde ses bulan bir kaşıntıyı işaret parmağıyla çektiği sert bir ihtar neticesinde susturdu. Yarım ekmek ölçüsü için kafi gelecek et miktarını tayin ettikten sonra, ekmeğe bir dolu yeşillik boca edip “Soğan koyim mi?” diye sordu. “Yok hayır” dedi kız soğan yemeyişine hayranlık duyan bir sesle. Ekmek gerekli yükü yüklendikten sonra kapanıp, manasız desenler arasında büfenin isminin geçtiği bir kağıtla kaplandı.

Her alışverişin esasında vuku bulunan para alıp üstünü verme eyleminin bitimine müteakip alışılmadık bir ses duyuldu: “Ama siz eldiven takıp bir de üstüne para elliyorsunuz böyle olmaz ki!”

Alışılmadık durumun verdiği korkunç şaşkınlıkla sırıtıp “Yo bişey yok, temiz onlar” dedi döner ustası. Temiz onlar diyerek işaret ettiği şeyin para mı, eldiven mi, yoksa bütünüyle kirlerinden arınmış bir hayatın hayali mi olduğu anlaşılamadı. Kafasında tam tayin edemediği hijyen kurallarına göre pisliğin kaynağı eldi; eldiven, üstünde su tutmayan maddeler gibi mikrop barındırmayan, her deliğe (özellikle kaşıntı anlarında) girmesi münasip bir maddeydi. Hem eldiven takıp üstüne bir de eleştirilmek bu noktada ağrına gitti. Yüzündeki şaşkınlıktan doğan gülümsemede yazlık yerlerde güneşli  havanın aniden kapayıp dolu yağdırmasına benzer hızda şaşırtıcı bir değişiklik peydah oldu. Derhal kendini toparladı, kaşların çatımının ses tonuna kattığı sinir edasıyla “Sonuçta eldiven takıyoruz hanımefendi!” çıkıştı. Kendisini yaralayan bu tavrın sahibine yine de velinimet gözüyle hanımefendi merkezindeki hitabını zamanın çok dar bir aralığında takdir buyurdu. “Ya bırak Allahaşkına” diyerek döneri meşrubat dolabının üstüne çarpan öfkeli kız, bu sözüne müteakip devam eden yürüyüşünün onaltıncı adımında en azından döneri bırakmasına pişman olacaktı. Döner ustası sırada bekleyen diğer müşterilerden onay ve anlayış bekler bir edayla “hayret bişey amına koyim, bu tiplere de hiç bişey beğendiremezsin usta” diyerek yeni siparişi hayata geçirmek üzere işine devam etti…

Yollar gidişime part 2



Hayatında en az bir kere araba kullanmış herkes izlesin ve kendinden utansın. (imrenmek serbest)

Sigaramın dumanı sen


Bana kalırsa just do it.

Aşk kanadı


Onun arabası var, Ümit Besen'in kanatları! Yalnız bu tiple kızın evine doğru uçma hacı, çok pis dayak yersin. Hehehoh gece gece sinirim bozuldu!


Maddi manevi lay lay lay!


Kaptan Hidayet maç kazanınca maddi manevi diyerek lay lay çekiyordu. Başbakan’ı da lay laya getirerek boyları nispetinde para kaldırdılar turnuva sonrası. Eskinin parasıyla kişi başı 1,5 trilyon. Birer daire de cabası. Dev adamın parası küçük adamı yorar misali fazla mı az mı diye kafa ütülemek istemiyorum. Ama fazla tabi lan! Söyledim ya üstümden dev bi yük kalktı.

Yalnız işin başka bir tarafı çıktı ortaya. Atletizmde yıllardır kan ağlayan Türkiye yeni yeni birkaç madalya ve derece getirdi ülkeye. Birçoğu koşucu takımından olduğu için dev diyemiyoruz iki damla hacimleri var. İnsan Elvan’ı görünce açlık yardımı yapası geliyor zaten. Bu sebeple pahada hafif gelmiş olacaklar ki onlara yönetmelikte uygun görülen meblağlar ödenecekmiş. Ama ödenememiş bir türlü! Elvan, Nevin, Nurcan ve diğerleri. Şimdilik banka hesaplarına baktıklarında “lay lay” görüyorlar.


Onlarda.

Bizde!

Uzaylı işgalde gerek

Hacı ne diyosun gelmişken bi işgal edelim mi?

2010'un sonuna doğru uzaylıların dünyayı işgal etmesini konu alan yeni bir filmimiz olacak. Ne zamandır bilimkurgu sineması böyle orjinal bir konu bekliyordu! Benim anlamadığım başka bir şey var. Bu uzaylıların dünyayı işgal etme takıntısına hastayım. Hiçbir filmde uzaylıları bizim gibi betimlemezler. Neyine yarıyo dünya? Hayır inekten süt içecek, ocakbaşında et yiyecek, yaz mevsiminde karpuz peynire ekmek kıracak olsa gelsin alsın. Arabamıza binmez, çayımızı içmez, ne diye işgal ediyolar zevk için mi? Köle falan da yapmıyolar. Öle bi "geçerken işgal edelim dedik" havası. Havalarını alıyolar tabi. Amerikan halkı sağolsun, çok emekleri var.

Bu arada filmin adı Skyline.




YouTube ile ilgili sıkıntı yaşayanlar:

c:\WINDOWS\system32\drivers\etc\
yoluyla belirtilen klasördeki "hosts" dosyasını notpad ile açarak sonuna aşağıdaki satırları ekleyin ve kaydedip çıkın. Hepsi bu.

74.125.43.103 youtube.com
74.125.43.103 www.youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.229.99 youtube.com




Ahiret Yolculuğu



Son şakasını yaptı.



Fazla kalemi olan var mı?







Yok mu?




Bandıra bandıra ye beni!

Bisküviyi çaya banarak yemek çok lezzetli bir alışkanlıktır. Bu işlemin tek kusuru çayın içinde gezen parçacıklar ve bardağın ağzında kalan doğala özdeş dudak aromasıdır. Bu bakımdan bir başkasının evinde, mesela sevgilinizin bir arkadaşının evinde böyle bir şeye kalkışmamak gerekir. Çoğu kız, sizi arkadaşlarına ilk kez takdim ederken her şeyin kusursuz olmasını ister.Yeni aldığı Gucci marka ayakkabı ile sizi arkadaşlarına göstermesi arasında nitelik bakımından bir fark yoktur. “Neden bunu giydin? Siyah kazağın daha güzeldi!” ya da “Lütfen orda da futboldan bahsetme!” gibisinden uyarılarda bulunarak, bir organizatör asabiyetiyle her şeye karışma ve kulp takma tribine girer. Böyle bir ortamda içi Hanımeller kalıntılarıyla dolu bir bardağı tazelemesi için ev sahibine vermek, ilişkinin tazeliğini yitirmesine sebep olabilir. Yok ben bağımlıyım, alışkanlıklarımdan taviz vermemem dersen, en azından parmağınla bardağın kenarına yapışmış kalıntıları sıyırmamanı tavsiye ederim!

Çayın bisküvinin kremasındaki mevcut şeker tadını yumuşatmasını severim ben. Bu şerbeti yoğun tatlılarda kaymak kullanmaya benzer. Ağzı geniş, “kupa” diye tabir ettiğimiz bardaklar bandırma operasyonları için biçilmiş kaftandır. Bardağım cam olmaması leke ve parçacıkların görülmesini engeller. Böylece dışardan bakıldığında daha duran bandırma operasyonları gerçekleştirilebilir.
Muhteşem bir kuuvırla yazıma son veriyorum. Herkese bol bandırmalı günler!

Bisküvi bandım çayıma
Yumuşayıp karnım doyura
Gördüğü lekeyi dudağa
Yoranında avradını!

Japonun eline dondurma vermiycen abi!




Adam ülkemizi başarıyla temsil etmiş demek istedim. Ülkemizi temsil etmek için hiç bı fırsatı da kaçırmıyoruz hani. Ne temsil meraklısı insanlarız. Mümessil var bi de. O kelimeyi de severim.


Youtube ile ilgili sıkıntı yaşayanlar:

c:\WINDOWS\system32\drivers\etc\ yoluyla belirtilen klasördeki "hosts" dosyasını notpad ile açarak sonuna aşağıdaki satırları ekleyin ve kaydedip çıkın. Hepsi bu.
74.125.43.103 youtube.com
74.125.43.103 www.youtube.com
209.85.229.99 www.youtube.com
209.85.229.99 youtube.com

Tatil dönüşü çalışan psikolojisi



Bir pazar gecesi dramı. Yolculuk sonrası duşu alınmış, kaslar pelteleşmiş. Saat onbir civarında seyrediyor, akdeniz için alem vakti! İstanbul ve turizmden uzak diğer illerde “ne olmuş yani bizde donla yatıyoruz” gibisinden garip bir avuntu.

Bir pazartesi sabahı dramı. Açık büfe kahvaltından, Akgünler büfeye dönüş. Çift kaşarlı hayal kırıklığı... Tatilde kazanılmış bronz tavırla, mesai sarısı arkadaşlara anlatılan, ufak tefek turistik maceralar. Ve fotokopi makinasının başında ulaşılan nihai son: “Benim burada ne işim var?”





Çalışınca Oluyor




Ben bu tekniği ayakta alkışlıyorum. Flash için küçük insanlık için büyük bir adım.


Darth Vader ile çocukluğum 2



sünnet çocuğu olduğum günler;
elimde asam, sırtımda pelerinim,
korkunç havalıyım.
eyüp sultan camii avlusunda,
asamı kaldırıp yüzlerce güvercini kaçırıyorum.
meydan okuyorum ulan!
gücümün önünde diz çöküyor dünya.
bir daha asla gücü böyle yakından hissetmedim.
yeni bir sünnet?
düşünmüyorum şimdilik.



Mucize diyet!



Devlet İstatistik Enstitüsü  aylık diyet/kilo oranlarını açıkladı. Açıklanan rakamlara göre SİDE (Sibel Can diyeti) 1.4 oranında artarken TÜFE 0.4 oranında geriledi. Ortaya çıkan sonuçlardan sonra basına bir açıklama yapan Sibel Can “rakamların hanımları korkutmamasını, sene sonu hedefi olan 49 kiloyu tutturacaklarını” söyledi.

Bu yaz tüm gözler üstümüzde olsun istiyoruz di mi? Gerçi bu konuya Agabey! yazısında dikkat çekmiştik. Ama son zamanlarda görüyorum ki kızlarımızın gerçekten fazla kilolarla başı dertte. Göbekler kat olmaya, basenler yol olmaya başlamış. Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olduğunu düşünerek bi diyet programı hazırladım. Sonuçlar çok çarpıcı, resimde görebilirsiniz. Hadi ama!

  İnsanın alıştığı şeylerin yerini ani bir biçimde başka değerler aldığında bocalaması ve saçmalaması doğaldır. Mesela siz doğduğunuzdan itibaren dünyanın tepsi şeklinde olduğunu öğrenmiş ve bunu kabul etmişken birgün biri çıkıp “dünya yuvarlak ve güneşin etrafında dönüyor!” derse onu yakmak istemeniz, geçirdiğimiz şok dolayısıyla makul karşılanabilir :) Tıpkı bunun gibi “can boğazdan gelir”, “ye tosunum ye” ritüelleri ile büyümüş bir topluma birden sağlıklı yaşam ve dengeli beslenmeden bahsetmek ufak çaplı bir kültür şoku yaratacaktır.

  Beslenme uzmanlığı (ya da diyetisyenlik diyelim) A.B.D. gibi obez ülkelerde oldukça popüler ve getirisi yüksek bir iş. Kitaplar, yayınlar, şunlar, bunlar derken sadece diyet listeleri yayınlayarak milyoner olanlar var. Tabi hem A.B.D.’de yayılan her akımın (ne yazık ki) bizde de yankı bulması hem de işin rantının açıkça ortada olması sebebiyle, ülkemizde de hemen her TV kanalında, gazetede, dergide, bakkallarda ve marketlerde (!) sağlıklı yaşam uzmanları türedi. Ve bununla birlikte onların çizdiği çerçeve dahilinde yaşamak isteyenler. Şimdi herkeste bir liste, eline kalori cetvelini alan ortaya yeni bir diyet çıkarıyor. Basının sevdiği tabirle söylemek gerekirse ortada bir “diyet terörü” var sayın seyirciler!



Cin Ali Diyeti


Sabah: 
3 adet zeytin çekirdeğini iyice emin.
Sofradaki kırıntıları serçe parmağınıza yapıştırıp yiyebilirsiniz.
Öğlen:
2 kaşık, oda sıcaklığında düğün çorbası.
5 nefes haşlanmış patates buharı.
Salata suyuna biriki dil darbesi.
Akşam:
Haşlanmış kereviz suyuna banılmış bir lokma ekmek.
Yanında pilav tenceresine batırılmış kaşığı yalayabilirsiniz.

(yazı, absürd, ahkam)

Babam ve oğlum



Sevdim bunu ben.


Hava durumu



3 gün afrika sıcağı 5 gün amazon yağmuru. Bu ne ya kendi iklimimizi yaşayamıyoruz?



Muhtar azapta gerek!



 İkili performansa hayran kaldım. Yalnız eskinin 3d oyunları gibi hareketler, tekrardan ibaret :) Ortalıkta silahla dolaşan adama ne desem bilemiyorum. Özetle bu kafalar çoook başka kafalar gençler!


(video, komik)